Call of Duty WWII Tam İnceleme [Single Player]

Call of Duty WWII Tam İnceleme [Single Player]

Selamlar, uzun süredir oynamayı planlayıp, dergilerde ve forumlarda kötülendiğini gördükçe kotama kıyamadığım bu başyapıtın tam incelemesini yazmak istedim. Öncelikle, yakın tarihe ve savaşlara ilgim dolayısıyla inceleme sizlere yanlı gelebilir, fakat böyle bir şey söz konusu değil, Activision’un ajanı falan değilim meraklanmayın :D Başlıkta da belirttiğim gibi inceleme Single Player modu hakkında olacak, oyunun orjinalini edinemediğim için (ne yazık ki) Multiplayer kısmını inceleyemeyeceğim.

 


⠀ Öncelikle Call of Duty oyunlarının klasik oynanış sebebi olan “hikaye” kısmından başlamak istiyorum. Oyunun tek kişilik modunda 6-8 saatlik bir oynama süresi var ki azılı rakibi Battlefield 1 ile aynı sayılır. Diğer çoğu oyununda bulunan, başlangıçtaki alıştırma modu yoktu, ya da Veteran zorluk modunda başladığım için ben göremedim, bilemiyorum. Normandiya Çıkarması gibi alevli bir çatışmayla oyuna giriş yaptığımız bu hikayede, Ronald “Red” Daniels kardeşimizi canlandırıyoruz. Kendisi bir Amerikalı, net olmak gerekirse Teksaslı, sarı saçlı, mavi gözlü yakışıklı mı yakışıklı bir genç.

D-Day diye tabir ettiğimiz çıkarma gününde ön hattı tutan ilk birliğiz. Başımızda Sgt. Turner var, ve bir altında Cpl. Pierson. Bu arkadaşlarımız önemli insanlar, hikayemizde sağlam temelleri var, bu yüzden belirtmek istedim.
Hikaye başta bana korkutucu geldi, “Oyun dedikleri gibi mi acaba” dedim kendi kendime. Ama yavaş yavaş açılan hikayesi ve mekanikleri beni oyuna bağladı. Bir günde bitirdim oyunu. Beni bu kadar bağlayan en büyük etken ise uzun zamandır böyle grafikleri olan bir 2. Dünya Savaşı oyunu oynamamış olmam sanırım, ve bir de Call of Duty’nin küllerinden doğuşunu görmek beni çok heyecanlandırdı.

⠀ Hikaye çok çok hızlı ilerlemiyor ve size 6 saatte bitecek bir oyunmuş gibi gelmiyor. Fakat bitiyor işte… Oynarken diyorsunuz ki; “Daha nereleri göreceğim, ne savaşlar var..”. Ama bir bakıyorsunuz oyun Alsas-Loren’i geçince bitiyor. Doğru, bitmeli de, ama siz istemiyorsunuz.
Hikayede en çok sevdiğim karakter, Rousseau oldu. Bir kadını canlandırmak gerçekten çok marjinaldi. Karakterin duruşu ve kişiliği harikaydı, senaryosundaki tek bir kelime değişse bu kadar hoşlanamazdım sanırım.

Her ne kadar bu bir inceleme de olsa, siz spoilerların farkında da olsanız ben vermek istemiyorum. Oyunu oynamadan kısacık, baldan tatlı hikayenin tadını kaçırmak istemiyorum. Bu yüzden hikaye bölümünü 7/10 puanla atlıyor, grafik bölümüne geçiyorum.


Eveet… En sevdiğim bölüm. Oyunun grafikleri harika, atmosfer mükemmel, film gibi resmen. Giriş seviyesi bir sisteme sahip olmama karşın oyunun grafikleri beni çok etkiledi. Tanklar, uçaklar, silahlar, ses efektleri, patlamalar… Bazı yerlerde Battlefield 1’i arattı bana, ama motor bakımından bir tık daha iyi bir iş çıkarmış CoD. Oyun esnasında tek bir hata (bug) ile karşılaşmadım ve fiziksel olaylar, askerlerin yürüyüşleri, vurulduklarında savrulmaları, patlamaların ağırlığı tam tadındaydı. Tabii Battlefield’in yapımcıları küçük detaylarla bu farkı kapatabilmiş diyebiliriz. Karda adımlarımızın gözükmemesi, bazı nesnelere ateş ettiğimizde tepki vermemeleri gibi sorunlar mevcut WWII’de.

 


⠀ Battlefield’i aradığım nokta ise manzaralar ve genişlik oldu. CoD, fazla tekdüze. Sizi çok sınırlıyor, ortamın keyfini çıkarmanıza izin vermiyor. Ama karşılığında uyumanıza da izin vermiyor çünkü hikayeyi bitirmek istiyorsunuz. Bunda mükemmel hazırlanmış sinematiklerin de etkisi büyük. Grafik yönünden puanım 6/10 olacak. Her ne kadar çok sevmiş olsam da boğucu bir ortamda oynamak bir an bitse de gitsek havasına sokmadı değil beni.

Geçelim oynanış kısmına. Oyunun zorluğuna değinmek istiyorum, Nazileri patates çuvalı gibi indirdiğim Veteran modunda oyun bana pek de zor gelmedi. Stealth yani gizlilik görevlerinde biraz zorlandım çünkü deneyim istiyor bu görevler. Örneğin Nazilerle dolu bir binayı temizledikten sonra içeride unutulan şu kızı hatırlıyorum. Yeterli adamımız olmadığı için içeri tek başımıza girip kızı çıkarmaya çalışıyorduk fakat Nazi destek ekipleri binayı kol geziyordu o sırada. Kızı bulup çıkmak için bayağı uğraşmıştım, sabırlı olmak gerekiyor. Neyse, diğer oyunlarda da kullanılan fakat bunda daha çok rastladığım refleks mekaniğine gelelim. Belli savaşlarda, çatışmalarda ve dövüşlerde oyun sizden hızlı davranıp ekranda gösterdiği talimatlara uymanızı istiyor. Sık sık karşıma çıkması bir süre sonra rahatsız etmiş olsa da -ki bu tamamen benim beceriksizliğim-, hoş bir kullanım olmuş diyebilirim. Sizi yormuyor, o ambiyansa giriyorsunuz, karşınızdaki Naziyi gerçekten bıçaklamak istiyorsunuz. Ekip çalışması için can barınız artık otomatik dolmuyor, havan desteği, görüş desteği gibi şeyleri takım arkadaşlarınızdan istiyorsunuz. Can yoldaşınız Zussman’dan ise canınızı dolduracağınız yardım kitleri isteyebiliyorsunuz.
Bu kadar konuştuk, mekanikleri güzel, araba falan da sürebiliyoruz gerektiği yerde, susturucularımız var, gizlilik görevlerimiz var, yepyeni mekaniklerimiz var. Daha ne olsun? 7/10, Call of Duty’nin kendini bu konuda geliştirmiş olması beni mutlu etti açıkçası.

⠀ Genel olarak, oyunun eşsiz atmosferi beni oyuna bağlayan şey oldu diyebilirim. Uzun zamandır göremediğimiz bir Call of Duty oyunu oldu bu. İyi geldi, bu yolda devam ederler umarım. Daha çok MP tarafına çalışmış olacaklar ki tam beklentilerimi karşılayamadı SP. Ancak BF1’e yetişebilmelerinin tek yolu da çevrimiçi alanda onunla yarışabilmekti. Zaten hikayesi gayet iddialı. Belki bazılarınız Amerikan propagandası olarak görebilir bunu ancak oyunu “oyun” olarak oynarsanız gerçeklik perdeleri gözünüzün önünden kalkıyor, başka bir dünyaya geçiyorsunuz zaten.

⠀+Artılar
Yenilenmiş bir Call of Duty.
Sağlam mekanikler.
Hoş grafikler.
Harika bir hikaye.
Gerçekçilik.

⠀-Eksiler
Kısa hikaye.
Beklentileri karşılayamama.
Monoton harita(lar).
Oynanışta pürüzler.

⠀ “Tam” bir inceleme olamamasının sebebine açıklık getirmek istiyorum, bir oturuşta yazmış olmam ve oyunun anlatılacak pek bir şeyi olmaması genel olarak. Özel sebepler ise; uykum var.

⠀ Evet, ilk, umarım son olur çünkü çok yoruldum, incelememin sonuna geldik. Umarım keyif almışsınızdır okurken, boyut ve kota korkularınızı aşıp indirebileceğiniz, tadına bakmanız gereken bir oyun. İyi oyunlar, iyi forumlar efendim xmas:.

Yazar: Cyber Warrior

Avatar
Herkese Merhaba Ben Cyber Turk; Öncelikle Bizim Sitemize Geldiğiniz İçin Teşekkür Ederiz... Sitemiz de Yer Alan Her Bir Yazı Özgün İçerik Esaslarına Dayanarak Korunmaktadır, Lütfen Yazımızı Kopyaladıktan Sonra Site Linklerimizi Kaynak Olarak Gösteriniz... Reklam Ve Sponsorluk İçin Sezerakkata@gmail.com veya sikayet@günceloyunplatformuç.tr.ht adresine atabilirsiniz... Sitenizi Tanıtmak İsterseniz Yorum Olarak Atın Footer Bizi Göstermek Şartıyla Bizde Sizi Gösteririz... Sitemizde Daha Özgün İçeriklerde Görüşmek Üzere Saygılar